22 YIL OLMUŞ
Yıllar önce uzun saçıyla,
parmaklarındaki çeşit çeşit yüzüklerle ve çenesine kadar inen bıyığıyla görüp
tanıdığım, sürekli özlü bir söz söyleyecekmiş gibi konuşan bir adamdı Barış
Manço benim gözümde.
Bayram sabahları "Bugün bayram
erken kalkın çocuklar... " derken nedense hep annem aklıma gelirdi. İlk
defa babamın siyah radyosunda duymuştum bu şarkısını. Kazım amca dediğimiz
ihtiyar Bulgaristan göçmeni ev sahibimize ait, evlerin iç içe geçtiği, küçük, basık avluda kiracı olarak oturduğumuz
1+1, eski, boyasız ve mutfak dolabı olmadığı için mutfak tezgâhına perde
çekilen evimizde. Oysa klibi bile yoktu belki o zaman. Gerçi ben o mutfak tezgâhından
atlarken ayağım perdeye takılıp düşünceye kadar televizyonumuz da yoktu ki.
Neyse o da başka bir hikâye.
Eskiden biraz akıllı uslu görülen çocuklar
"Adam Olacak Çocuk" diye sıfatlandırılırdı. Herkesin Barış Abi 'si
Barış Manço 'nun da bu isimde, çocukların konuk olduğu ve herkesin "10
puan, 10 puan, 10 puan" aldığı; her çocuğum gelecek için önemli olduğu
mesajının alttan alta, kimseyi incitmeden verildiği güzel bir programdı ki
yıllarca izledik ailecek. Şimdiki televizyon programlarına inat.
İnternetimizin olmadığı ve
bilgilerin kitaplardan, kütüphanelerden veya –maalesef- televizyon öğrenildiği
zamanlardı. Fakat yine Barış Abi sayesinde ekvator çizgisinin gerçekliğini
öğrenmiştim. Ekvator 'un kuzeyindeki suyun hareket yönü ile güneyinde hareket
yönünün farklı olduğu deneyini televizyonda yapmıştı kendisine eşlik eden yerel
rehberi ile. Programdan sonra hemen mutfağa koşup denemiştim
anlatılanları.(Sonradan öğrendim ki Coriolis Kuvveti imiş bunun bilimsel adı.)
Yıllar geçmişti ve bizler de
büyümeye başlamıştık. Mahallemizde birkaç ailede şahsi otomobil vardı o
zamanlar. Tabi araba almak gerçekten çok lüks bir şeydi o dönemlerde. İsminin
Mustafa olduğunu hatırladığım bir çocuğun babasının arabasına bakıyorken şöyle
"Allah’ım nasılda kocaman ve güzel bir araba!" diye geçirmiştim
içimden. Ford Taunus 'muş modeli de
sonradan öğrendim. Biz böyle bunlara bakarken bir akşam televizyonda Barış
Manço 'nun uzak doğu ülkelerinde ne kadar sevildiğinden, Japonya 'da 25 şehirde
konser verdiğinden ve en nihayetinde de onun katkıları sayesinde ülkemiz ve uzak doğu
ülkelerinin firmalarıyla yapılacak otomobil satışı ile ilgili antlaşmalarda
arabuluculuk ettiği söylendi hem de ana haber bültenlerinde. Yani bunu da yapmıştı
Barış Abi ve ülkemize farklı otomobiller girmesine de vesile olmuştu. (Zaten sonra Daewoo reklamında bile
oynamıştı ya.)
Şimdilerde birçok kurum, yazılarında ve eserlerinde atasözleri, özlü sözler veya deyimler kullanan sanatçıları ödüllendirdiğini medyadan görüyoruz veya duyuyoruz. Aslında bunların da ilk örneklerini Barış Abi 'de gördük muhtemelen. "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, Halil İbrahim Sofrası" bunlardan ilk aklıma gelenler.
Sosyal mesaj vermek deyiminin henüz kullanılmadığı o yıllarda “Yaz dostum, Yoksul görsen besle kaymak bal ile, Garipleri giydir ipek şal ile, Öksüz görsen sar kanadın’ kolunu, Kimse göçmez bu dünyadan mal ile..” diyen insandı o.
Söyledik bitti demeden çuvaldızı kendine batırmayı da
öğretiyordu belki bize:
“Yaz dostum, Barış
söyler, kendi bir ders alır mı? Su üstüne yazı yazsan kalır mı? Bir dünya ki
haklı haksız karışmış, Boşa koysan dolmaz, dolusu alır mı?” diyordu hiç çekinmeden. Yani ona bu konularda da bir şeyler borçluyuz diye
düşünüyorum.
Toplumda insanların dış görünüşleriyle değerlendirildiği anlarda hep o geldi aklıma. Çünkü daha önce de söylediğim gibi uzun saçlı, bol yüzüklü, upuzun bıyıklı, bazen deri saçaklı ilginç kıyafetli bu adam hep naif, esprili ve hep olumlu bir kişi olarak çıktı karşımıza. E bunları görünce de önyargılar bir nebze de olsa yumuşar değil mi?
Daha neler neler var belki yazsam
ama değişmeyen tek şey var:
Barış MANÇO iyi bir adam, iyi bir
müzisyen, ülkemiz için iyi bir temsilci (sosyal medyada birçok videosu var
ülkemizi temsili ile ilgili), kısacası harika bir insandı benim gözümde.
Bir konuda kırgınım ama sanırım
artık biraz geç. Yaş 42 olmuş. Herhalde "Adam Olacak Çocuk"
programına katılamam. Hâlbuki katılmak için bir kaç mektup yazmışlığım da vardı.
Adres de hâlâ aklımda, sanki hiç ölmemiş, hep orada yaşıyormuş gibi. Seni hâlâ
seviyorum ve çocukluğundan bu yana seni tanıyan ve benim gibi seni seven çok
insan olduğunu biliyorum.
Allah rahmet eylesin, mekânın
cennet olsun Barış Abi.
Adres mi?
Barış MANÇO
81300 Moda/İSTANBUL
👍👍👋👋👋👋👋Yine döktürmüşsün abi kalemine sağlık🥰
YanıtlaSilYüreğimden geçenleri yazmaya hayret ettim. Allah razı olsun.
SilGözlerim doldu yaa 👏🏼😌😢
YanıtlaSilTesekkur ederim.
YanıtlaSil1996 da Adana daki konserine ,aldığım fakat gidemedigim biletini hâlâ saklıyorum,kızım da çok seviyor.bence o müzik adamı olduğu kadar bir düşünce adamıydı.
YanıtlaSilKalemine sağlık kardeşim
YanıtlaSilKalemine yüreğine sağlık kardeş
YanıtlaSil